top of page

Sitem

Güncelleme tarihi: 13 Tem 2025

SİTEM

Günler geçiyor ama tutukluluk günlerimiz bitmiyordu. Günler geçtikçe, hakkımızda yazılan haber ve yorumlar azalmış, gazete sayfalarında bile haber değeri taşımaz olmuştuk. Yandaş medya bile bize saldırmayı bırakır gibi olmuştu, istediklerini almışlardı, yüzlerce hayatını ülkesine adayan insan, birkaç polis, savcı ve hâkim eliyle çürümeye terk edilmiştik.   

İnsan böyle karamsar zamanlarında eski günlere yolculuklarını sıklaştırıyor, çocukluğuna dönüyor, geçmişin muhasebesini yapıyor. Kuleli Askeri Lisesi’ne girdiğim 14 yaşım gelirdi aklıma en çok, evimden ve ailemden kopup hiç bilmediğim İstanbul’a gelişim. Annem ve Ablam beni İstanbul’a getirmiş, okula teslim ettikten sonra tekrar Ankara’ya dönmüşlerdi. Başımızda erkek olmadığı için halamın oğlu bize refakat etmişti. Kendi karşılaştığım yeni durumu çok fazla önemsememiştim ama Annem ve Ablamı düşünmeden edemiyordum. Babam bir sene önce rahmetli olmuş, hemen arkasından futbolcu olan ağabeyim 17 yaşında Gaziantep Spor Kulübüne transfer olmuştu. Babam, Ağabeyim ve ben sıcak yuvamızı terk etmiştik, tekrar eskisi gibi olamayacaktık. Bu duyguların bana verdiği acının onlarca katının Anneme yüklendiğinin de farkındaydım, geçim derdiyle boğuşurken bir de hasret yükünü çekiyordu.

Askeri Okul kolay değildi, ceza da aldık, dayak da yedik sınıf subaylarımızdan, dayanamayıp ayrılanlar oldu, bense aklımdan bile geçiremezdim böyle bir şeyi. İşin maddi külfeti bir yana, bana harçlık yollamak için başkalarına örgü ören Annemi eşe dosta rezil edemezdim. Askeri Okul ve Devletimizin bana sunduğu imkânlar benim için bir nimetti, hiçbir zorluğa aldırmadan okulu bitirmeli, ailemin gururu olmalıydım.

Askeri Lise bittiğinde bir seçeneğim vardı; Hava Harp Okulu ya da Kara Harp Okulu. Kara Harp Okulu Ankara’daydı, yani evimin olduğu yerde, artık hafta sonları evci çıkabilecek, annemin yemeklerini yiyebilecek, çamaşırlarımı yıkanması için eve götürebilecektim. Diğer yanda ise üniformasının rengine hayran olduğum Hava Harp Okulu. Benim de istikbalimin göklerde olduğuna karar verdim. Ancak Hava Harp Okuluna başvurabilmem için Annemin resmi onayı gerekiyordu, akrabalarımızın aksi görüşlerine rağmen beni kırmayacaktı annem.

Sonra pilot oluşum, nasıl da zor aşamalardan geçmiştik, 160 kişi olan devremizden sadece 40 kişi pilot olabilmişti ve ben de o mutlu kişilerden biriydim. Ailemin yüzünü kara çıkarmamıştım, İzmir’de uçuş okulu mezuniyet töreninde Ailemin, benim ve sonradan eşim olacak kız arkadaşımın yüzünde gurur vardı.

SİTEM

Çocuktum sana gelmedim mi, ellerinde boy vermedim mi?

Gençliğimden vazgeçmedim mi niye beni terk ettin sen?

Aslı gibi Kerem gibi canımdan çok sevmedim mi?

Her taşını kutsal bilip her damlana ölmedim mi?

Göklerinde kartalındım, dağlarında aslanındım

Denizlerinde hep ben vardım

Bir karşılık beklemedim, dünya malı istemedim

Bana zulmü hak görme yeter

Dondum soğuk gecelerde sen hiç bilmedin

Yandım sinsi pusularda sen hissetmedin

Öldüm hançer yüreğimde yine görmedin

Öldüm hançer ellerinde yine görmedin

Dağda yılanın başını bilmesen de ezen bendim

Sen uyurken geceleri sınırlarda gezen bendim

Dere olup çağladığın köpük köpük deniz bendim

Derde düşüp ağladığın yaslandığın omuz bendim

Beni vuran sana yar olmaz, kaçar gider ismin anmaz

Sen kendinden vazgeçme yeter

Tek başına kaldığında, kanadın kırıldığında

Beni soracaksın bil yeter

Yanında bulacaksın bil yeter

 

 

Mehmet ERKORKMAZ, Hadımköy, 31 Ağustos 2013

 


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Başlarken

Bizler hep “asker” olarak yer aldık basında, çoğunlukla “darbeci askerler” olarak. Kim olduğumuz, ne olduğumuz ise bakılan pencereye göre...

 
 
 

Yorumlar


  • Facebook
  • Instagram
  • X
  • TikTok
Home-About-1.jpg

© 2035 by Benim şarkılarım. Powered and secured by Wix 

bottom of page