Affettim
- Mehmet ERKORKMAZ
- 8 Tem 2025
- 2 dakikada okunur
AFFETTİM
Af ya da benzer tartışmalar başladığında; medyada tartışılan konu, PKK ve KCK için çıkarılacak olan aftan BALYOZ ve ERGENEKON olarak bilinen davalardan hüküm almış bizlerin yararlanıp yararlanamayacağı olmuştu. Ey güzel ülkemin güzel insanları! Onlarca yıldır, ülkeme cehennemi yaşatan, binlerce gencin kanıyla beslenen katiller için kimse tartışmaz (hukuksuz olarak tutuklanan insanları hariç tutuyorum) ve af, yaşanan sürecin normal sonucu olarak görülürken, ömrünü bu ülkenin birlik ve beraberliği için harcamış, devlet eliyle oluşturulan sahte dijitallerle hapsedilmiş insanların durumu tartışılıyordu.
Affın çıkıp çıkmayacağı, kimleri kapsayacağı bilinmezdi (en azından tarafımdan) ama ben de kendi Af kriterlerimi kendim belirledim. Affedeceğim insanların bir listesini yapmam gerekiyordu. Tahmin edileceği üzere, bense nefretle doluydum, sahte bir bilgisayar verisiyle 16 yıl hüküm giymiştim ve geleceğime ilişkin maalesef bir öngörüde de bulunamıyordum. Yani listem oldukça kalabalıktı. Bir liste yaparak, kimlere kızgınsam onları affedeceğim bir şiir yazmaya karar verdim.
Listenin en başına da kendimi yazdım. En çok kendime kızıyordum, yıllarca kardeş gibi bilip güvendiğim silah arkadaşlarımın ihanetiyle karşılaşmıştım. Nasıl bu kadar saf olabildiğim için kendimi affetmekle işe başlamalıydım. Kendime kızdığım asıl saflığım ise ülkemde adalet olduğunu sanarak hapsedilen herkesi suçlu sanmamdı. Hayatım boyunca kanunlara uymuştum, Adalet dağıtan insanların dürüstlüğünden asla şüphe etmemiştim. Aslında bir hâkim ya da savcıyla tanışıklığım olmamıştı, sanırım seyrettiğimiz filmler bende bu kanıyı oluşturmuştu. Üzüldüğüm nokta, şimdi benim başıma gelenlerin çok daha kötüleri on yıllardır başkalarının başına gelmişti ve ben o insanların suçlu olduğunu düşünmüştüm
Sonra sahte delilleri hazırlayanları, bu sözde delillerin hazırlanmasını isteyenleri ve bunların sahteliğini bilerek bizlere 16-18-20 yıl mahkûmiyet kararı verenleri affetmeliydim.
Birden aklıma kurumumuz geldi. Yıllarca bir aile olduğumuz yalanına inandırılmıştık. Oysa hiç suçumuz olmadığı halde biz tutuklu kalırken, sözde silah arkadaşlarımız bizlerden boşalan makamlara yerleşmekte hiç hazımsızlık çekmemişler, kimi korkusunun, kimi de hırsının tutsağı olmuştu. Hainleri de unutmamalıydım.
Pek affedesim yoktu ama bir kere karar vermiştim affetmeye. Bizim yargılanmamızdan nemalanırken, mahkûmiyet talimatımızı verirken, bir yandan da hukuk, demokrasi, din, kitap gibi inanmadıkları kavramlarla halkı kandıranları da affetmem gerekiyordu. Bu iş kolay olmayacaktı, ama kararımı vermiştim ve azimliydim.
Şiirimi ilk paylaştığım arkadaşım; çok beğendiğini ancak niye affettiğimi sordu. Sanırım onu tatmin eden bir cevap veremedim. Sonra başka bir arkadaş, başarıp başaramadığımı sordu. Ona da “çalışıyorum” cevabını verdim. Hala çalışıyorum, onlar gibi şeytan değilim ama ben de melek olarak yaratılmamışım nihayetinde.
AFFETTİM
Önce kendimi affettim
İnsan doğduğum için
Bunca yılan içinde
İnsan kaldığım için
Kalbime batırılan dikenli teli
İftiralar atan zehirli dili
Beni mahkûm eden o kirli eli
Ama önce kendimi affettim
Kardeşin kardeşine ihanetini
Zalimlere karşı teslimiyetini
Korkak yüreklerin sefaletini
İkbal beklentisindeki hırsı affettim
Toprağı kurutan yazı affettim
Yaprağı sarartan güzü affettim
Sahte gözyaşıyla her yöne dönen
Varsa o bedende yüzü affettim
Affettim içimden nefreti attım
Dostluğu sevgiyi birliği tattım
Dik duran başları gönlüme koyup
Yanaktan süzülen yaşı affettim
Güneşin kudreti terimizdeyken
Sevginin sıcağı tenimizdeyken
Cennetin anahtarı elimizdeyken
Bizi düşman eden gizi affettim
Mehmet ERKORKMAZ, Hadımköy, Şubat 2013


Yorumlar